22 Ağustos 2011 Pazartesi

"Bir Adam Var."

Evet bir adam var, böyle liseli ergen tavırların verdiği bir beyinle dünya onun etrafında dönüyormuşçasına saçma bir kafayla değil, etrafında dönen dünyanın farkında olmayı bunun gerekliliğinin farkında olup, gereksiz yanlarından arınmayı bilebilen bir adam…

Bir çok adamın olamadığı bir adam bu adam…
Çocuk derler adam sanılanlar ona ancak asıl çocuk onlarken adamla tanışmalılar bir ara, onların hayat tecrübesi dedikleri şeye gerek kalmadan adam olabilmek yatıyor çünkü bu adamın içinde, nerden mi biliyorum? belki hissediyorum, biraz da görüyorum ama bunları gerçeğe döken şey ben sanırım: inanıyorum!

Öyle olduğuna,

Olacağına,
Değişmeyeceğine,
Gelişeceğine…

Kim için bu düşüncelerim bir ara söyleyeceğim ama şimdi zamanı değil sanıyorum.

İyi geceler her birinize :))


Yazı bana ait değildir. Benim için tumblr'da yazılmış; yazanın adını bilmiyorum. Benden 4 yaş büyük. Fenalardayım...

21 Ağustos 2011 Pazar

Ben Nasıl Böyle Bir Hataya Düştüm

Takip edenler, konuşanlar bilir. Bir kız vardı. Ben onu seviyordum o da beni sevdiğini söylüyordu. Ama nasıl bir sevmek olduğuna anlam veremiyordum. Ve ben gün geçtikçe ona aşık oluyordum.

Onunla konuştuğumuz şeyler o kadar fazlaydı ki:

+ Seninle sarhoş olacak mıyız?
- Evet. Ve ben senin kollarında sızacağım.

Ha ne? Sızacaksın mı? Yürü git işine elimden bir kaza çıkmasın olur mu?

Zaten uzaktı, uzak ilişki yürümez, sanal ilişkiydi gibi şeylere sığınmayacağım. Çünkü bunu HAK ETTİM! Kuruntulara kapılmayacaksın. Gerçekten sevmeyeceksen seviyorum demeyeceksin.

Ve eğer gerçekten seviyorsan bir başkasına da seni seviyorum demeyeceksin. Bencillik değil hayır. Tabi ki sevebilir; ama sevmenin şekilleri vardır değil mi?

Bak güzelim. Seni seviyorum, sevmeye de devam edebilirim. Bana dönersen sen bilirsin dönmezsen eyvallah.

Kimsenin arkasından küfür etmedim, etmem. Sevgilisinin arkasından küfür eden insanı da hiç sevmem anladın? Anla.

Ve ben bu hataya nasıl düştüm arkadaş hala anlamıyorum.

Bunalıma girelim mi arkadaşlar? Girmek isteyen var mı? Ha?

http://fizy.com/#s/1ahs2q

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Durum Raporu:

Sanırım biraz daha iyi oldum; ama ben mesaj atmadan mesaj atsan ya güzelim. Mutlu etsen şu deli gönlümü olmaz mı?

Durum Raporu:

Yorgunluk: Had safhada.
Kafein durumu: BİTMİŞ!
Müzik şeysi: Arctic Monkeys.
Açlık: Eh işte.

Ara ara durum raporuna devam edeceğim. Tekrar bay bay.

12 Ağustos 2011 Cuma

Evet itiraf ediyim, manyağım. Ve ben size bir sır veriyim bütün esmerler aynı, aşktan anlamıyor. Sonra aşk yok falan diyorlar, eminim onlarda buna derinden inanıyor. Bir şeyi inkar etmek için ondan bir kazık yemek yeterli sanırım,hayattan kazık yiyoruz ama hayat yok demiyoruz orası da ayrı tabi ki. Diyor ki şair, "SUS BANA AŞK YOK DEME SAKIN, ZATEN AŞK YOK DİYENLER, EN ÇOK İNANIPTA KAZIK YİYENİDİR AŞKIN"

10 Ağustos 2011 Çarşamba

Geç kalınmışlıklar ve sarhoş geçirilen bir gece.

Geç kalınmış pişmanlık yaşamayı sevmem. Pişman olacak bir davranışta bulunmayı sevmem aslında biliyor musun? Ben sana çok önce “Seni seviyorum ve bunda ciddiyim!” dediğim zaman bana “Ciddi bir şeyler düşünmek için yaşımız erken değil mi?” demiştin. Belki de haklısındır diyerek ilk defa o gün pişman oldum söylediğim şeyden.

Sonraları seni düşünmedim dersem çok haksızlık etmiş olurum. Düşünmez olur muyum? Her zaman aklımdaydın; ama sen bana “Henüz erken.” dedin. Sana seni sevdiğimi söylediğimin üzerinden 2 ilişki geçti. Bir tanesi beni çok yaraladı. Hayatımda olmadığım kadar, hatta senden bile çok aşık oldum ona; ama gel gör ki ister kader de ister başka bir şey olmadı, yapamadık.

Ve sonra o gece. Arkadaşlarla yenilen tavuğun ardından içilen vodka’nın ve çalınan gitarın da etkisiyle sana tekrar mesaj atmak geldi içimden. “Beni tekrar sevebilir misin?” diye sorduğum zaman “İhtiyacın var mı?” diye sordun. Yaralayan ilişkimin üzerinden 3 ay geçmişti ama etkileri hala sürüyordu. İnan bana sen asla bir ilişkiden sonra o ilişkiyi unutmak için sarılınan bir can simidi değilsin sevdiğim.

+ Beni tekrar sevebilir misin?
- İhtiyacın var mı?
+ İnanamayacağın kadar çok.

Böyle başlamadı aslında ilişkimiz. Aralık 2009’du başlangıcı.

Ben seni görmeden sevdim sevdiğim. Sevmeye de devam edeceğim.

Not: Yazılırken sadece Amy Winehouse - Love Is a Losing Game dinlenmiştir. Okunurken de dinlenmesi tavsiye olunur.